BİZ 25 YAŞINDAYKEN

Uzun süredir birşey yazmayınca eski yazılarıma bir göz gezdirdim elbet. Bir yazıda, 25 yaşımı sanki yaşlıymışım gibi tarif etmişim. Kızdım o halime. Bir de demişim ki birşeyler içince kendine gelemiyorsun filan. Kızmamın yanısıra o naiflik de hoşuma gitmedi değil. 36'dan geriye bakınca herşey bambaşka tabi. Geçmişe özlemin yanısıra, şimdiki yaşımı yaşlı olarak nitelendirmeye yeltenmediğim bir yaş biraz da bu. Hatta sanki herşeyi yeni öğreniyormuşum da kendimle daha yeni yeni tanışıyormuşum hissi var. Az biraz da birşeyler kaçıyormuş hissi yok desem yalan olur. Hani trenin köşesine koşarak tutunma arzusu hep orada duruyor ama yine de yapılacak tonla işin seni aşağıya bastırması hisleri biraz ağır. Çoğu zaman şunu düşünürüm, farklı bir versiyonum nasıl olurdu? Ardından kafamdaki Gamze kombinasyonlarını bir gözden geçiririm. Bu kombinasyonların içinde en deli hayallerle yoluna devam etmiş Gamze ile, bir devlet dairesinde sabahtan akşama kadar internetten saklama kabı bakan Gamze de var. Bu iki uç örneğin aralarındaki pek çok Gamze de mevcut. Yine de en deli hayallerle yol ayrımını yapmış, yoluna öyle devam etmiş Gamze'yi hala çok merak ediyorum. Belki de bundandır trenin kaçtı kaçıyormuş hissini bu denli yoğun yaşıyor olmam. Kimbilir..

Yorumlar

Popüler Yayınlar