SADELEŞME DEDİĞİN
Uzun süre evimin hem home office hem de yaşama alanım olmasından kaynaklı bir bunalma yaşıyorum. Şunu farkettim, eskiden dışarda bolca vakit geçirdiğim için dış dünya esintilerini evde biriktirme huyu edinmişim. Şimdiyse hayatımın büyük bölümünü evde geçirmek zorunluluğu bende bir sadeleşme isteği oluşmasına sebep oldu. Neredeyse tüm eşyalardan kurtulma isteği ile dolup taşıyorum ama bu zamanla gerçekleştirebileceğim birşey. En azından tüm eşyalarım değil ama büyük bir kısmından kurtulma isteği desem daha doğru olacak. Oturacağım bir koltuk, masa, on parça kıyafet, birkaç ayakkabı, yatak, yemek yapabileceğim ve saklayacağım malzemeler yeterli gibi. Zaten uzun süredir alışveriş de yapmadığımı farkettim. Bu kendiliğinden gelen akışı bilinçli bir farkındalık ile hayat tarzı haline getirmek mantıklı geldi bu sebeple. Sonra eşyaya, nesne ve şeylere yüklediğimiz anlamları uzun uzun düşünme fırsatım da oldu. Eskiden epey önemliydi bu 'şeyler' benim için ama sonradan farkettim ki anıları kafamda tutabilirim, yahut yazıp sabitleyebilirim, fotoğraf çekebilirim. O şeyin orda durup bana, yalnızca vaktim olup elime aldığımda birşeyleri hatırlatana kadar toz tutmasına, kalabalık etmesine gerek var mı? Blogger çok kullanılıyordu eskiden, şimdi bu yazımın okunacağını bilsem, okuyanlardan fikir ve deneyim de sorardım ama biliyorum ki artık burası da eskidi. Ama beni mutlu ediyor yine de. Hani bu yazıya denk gelen olursa, konuya iişkin fikirlerini benimle paylaşırsa epey mutlu olurum:)
biraz bayat ama, "the things you own end up owning you" sözünü çağrıştırdı.
YanıtlaSilyazasın gelirse, arada okuyası gelen eskiciler de var bu arada :)